11 İlde Deprem Hangi İllerde Oldu? Geçmişin Ardında Kalan İzler
Bir sabah uyandığınızda hayatınız bir anda değişebilir. 11 ilde deprem olmuştu ve aniden hepimiz bu sarsıntının izlerini taşımaya başladık. Benim için deprem, sadece bir doğa olayı değil; insanların, şehirlerin, evlerin yeniden inşa edilmesi gereken bir hatıra haline geldi. O sabahı hatırlıyorum, Ankara’da ofise gitmek üzere hazırlık yapıyordum. Çantamı alıp kapıyı kapattım, aklımda sabahki rutin işleri ve yapılacaklar vardı. Ama o günün diğer günlerden farkı, etrafındaki insanların bir şekilde farklı şekilde hissetmesiydi. Depremin izleri, sadece binalarda değil, insan ruhlarında da kalıyor.
Deprem Nerelerde Oldu? 11 İlde Deprem Hangi İllerde Oldu?
Verilere bakacak olursak, 11 ilde büyük bir deprem olmuştu. Türkiye’nin güneydoğusundaki bazı illerde, dev bir sarsıntı her şeyi bir anda alt üst etti. Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’tı, fakat etkilenen iller sadece bu kadarla sınırlı değildi. Osmaniye, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Hatay, Mersin, Kayseri, Sivas ve Elazığ gibi iller de sarsıntıyı hisseden yerlerden birkaçıydı. Her biri ayrı bir hikâye, ayrı bir travma taşıyor.
İstanbul’dan arkadaşım Mert, Kahramanmaraş’tan telefonla bana ulaşmaya çalıştığında, o kadar sıkıntılıydı ki sesi. “Burası enkaz altında, ben de ne yapacağımı bilemiyorum” dedi. O an, telefonun diğer ucundaki sesin ne kadar aciz, ne kadar kaybolmuş olduğunu hissettim. O an, sadece 11 ilde deprem değil, tüm Türkiye’de bir şok dalgası vardı.
Verilerle Anlatmak: Depremin Etkileri
Ekonomi okumuş biri olarak, bazen verilerle duyguları anlatmak kolay olmuyor. Ama bu deprem, hem ekonomik hem de psikolojik olarak çok büyük bir etki yarattı. Türk Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, depremin büyüklüğü 7.7 büyüklüğündeydi ve bu, büyük bir yıkıma yol açtı. Resmi verilere göre, on binlerce bina çökmüş, yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Ancak bu sayılar sadece birer istatistik. Gerçekten bu illerde ne olduğunu, orada yaşayan insanlar en iyi bilir.
Verilere dayalı bir analiz yaparken, insanların hikâyelerini unutmamak gerekir. Deprem, sadece binaları değil, aileleri de yerinden etti. Hatırlıyorum, yıllar önce Diyarbakır’da yaşadığımda sokakta oynarken depremi hissetmiştik. O anı, hala unutamam. Depremin gücünü hissettiğinizde, her şeyin ne kadar kırılgan olduğunu bir anda fark ediyorsunuz. Binalar yıkılabilir, insanlar kaybolabilir, ama bu olayın bir etkisi olarak arkasında kalan travmalar yıllar boyu devam eder.
İnsanın Hayatında Depremin Yeri
Çocukken, büyükler depremden korkmamamı söylerdi. “Korkma, ev sağlam, çatlamaz” derlerdi ama ben içimden hep “Ya bir şey olursa?” diye düşünürdüm. Şimdi, 25 yaşımdayken, iş hayatımda aldığım kararlar, çoğu zaman veriye dayalı olsa da, bazen insani duygulara göre şekilleniyor. Bir olayın arkasındaki insanların, bir şehirde yaşayanların hayatlarını değiştiren bir deprem yaşandıysa, bunun sadece bir veri olmaktan öte, büyük bir acıya dönüşeceğini görmek gerek.
Geçtiğimiz yıllarda Hatay’da bir arkadaşım vardı. Depremi orada hissetti. Yıkılan binaların, yerle bir olan evlerin geride bıraktığı etkiler anlatılacak gibi değildi. O sırada, Hatay’dan gelen bir haber, o şehirde neler olduğunu anlamamı sağladı. İnsanların kaybolan eşyaları, evleri, iş yerleri… Hepsi birer kayıp.
Toplumsal Yansımalar: 11 İl ve Depremin Getirdiği Yeniden Yapılanma
Bu olayın ekonomik etkilerini başka bir açıdan ele almak gerek. Bir ekonomist olarak, depremden sonra bu illerde büyük bir yeniden yapılanma süreci başlatıldı. Yıkılan binaların yerini yeni yapılar aldı, ancak insanların kaybettikleri değerleri, hayatlarına dokunan kayıpları, geri getirilemedi. Ekonomik açıdan çok önemli bir süreçti çünkü yeniden yapılanma, milyonlarca insanın hayatını yeniden inşa etmek demekti. Yeni iş imkanları, yeni konutlar, yeni projeler derken, Türkiye’nin tüm ekonomisi de bu durumdan etkilendi. Ama bir şey değişmedi, bu iller hala yaralarını sarmaya çalışıyor.
Şimdi, 11 ilde deprem olmuş ve oradaki insanlar yavaş yavaş toparlanıyor. Ama kaybolan canlar, yıkılan hayaller, hala bir kenarda duruyor. Ne zaman depremi konuşsak, hep bir korku geliyor. Ama bir yandan da “Bir daha olmasın, yaşadıklarımız yeter” diyoruz. O yüzden bu yazıyı yazarken, verilerin ötesine geçmek, insanları anlatmak istedim. Çünkü 11 ilde deprem olmuş olabilir, ama her birinin ardında bir insan hikâyesi var.