Fizikte yapılan iş formülü nedir? (Ve bunu İzmir’de yaşarken yanlış anlamanın kaç farklı yolu var?)
İzmir’de 25 yaşında biri olarak “iş” kelimesini duyunca beynimde üç farklı sekme açılıyor: biri fizik dersi, biri CV hazırlama stresi, biri de “bugün ne yesem?” düşüncesi. Ama konu fizik olunca işler (evet kelime oyunu kaçınılmaz) biraz daha netleşiyor.
Fizikte yapılan iş formülü nedir? sorusu aslında kulağa çok akademik geliyor ama hayatın tam ortasında duran bir şeyden bahsediyor. Mesela sabah market poşetini 5. kata asansörsüz çıkarmak… İşte orada fizik sahneye “ben buradayım” diye giriyor.
Ve ben? Ben genelde o sırada “neden asansör yok da ben varım?” diye varoluşsal sorgulamaya giriyorum.
Ama gel, bu işi (fiziksel anlamda olanını) birlikte biraz dağıta toplaya anlayalım.
İş kavramı: Sadece çalışmak değil, bazen poşet taşımaktır
Fizikte “iş” dediğimiz şey günlük hayattaki “işe gitmek” ile tamamen alakasız. Hatta bazen tam tersi: işe gitmek fiziksel iş sayılmayabilir ama marketten iki poşet su almak olimpiyat branşı sayılabilir.
Fizikte yapılan iş, bir kuvvet uygulayıp bir cismi hareket ettirdiğinde ortaya çıkar. Yani:
İtme var
Hareket var
Ve en önemlisi: ikisi aynı yönde mi? (İşte kritik drama burada başlıyor)
Ben bunu ilk öğrendiğimde hocaya şöyle bakmıştım:
“Hocam yani ben koltuğu itiyorum ama koltuk gitmiyorsa ben iş yapmıyor muyum?”
Hoca: “Evet.”
Ben: “Ben hayatı sorguluyorum şu an.”
İşte o gün fizik ile kişisel krizim aynı denklemde buluştu.
Fizikte yapılan iş formülü nedir?
Gelelim asıl olaya. Fizikte yapılan iş formülü şu şekilde ifade edilir:
W = F · x · cosθ
Bunu ilk gördüğümde sanki gizli bir şifre çözüyormuşum gibi hissettim. Hani Da Vinci Code değil ama “Fizik Code: İzmir Edition”.
Şimdi bunu parçalayalım:
W: Yapılan iş (Work)
F: Uygulanan kuvvet
x: Yer değiştirme
cosθ: Açının drama seviyesi
Evet, yanlış duymadın. Açının bile duygusal durumu var burada.
Günlük hayat çevirisi (İzmir versiyonu)
Diyelim ki Bostanlı’da marketten çıktın, poşetleri aldın ve eve yürüyorsun.
Poşetleri taşıyorsun → kuvvet var
Yürüyorsun → yer değiştirme var
Ama poşetler dikey aşağı sarkıyor, sen yatay yürüyorsun → işte burada cosθ devreye girip “biz pek aynı yöne gitmiyoruz” diyor
Yani fizik diyor ki:
“Sen yorulmuş olabilirsin ama benim gözümde bu iş biraz tartışmalı.”
Ben burada genelde içimden şöyle diyorum:
“Tamam fizik, sen haklısın ama ben de ter içindeyim, onu ne yapacağız?”
İzmir sıcağında fizik deneyi: cosθ ile kişisel kavga
Bir gün yaz sıcağında Kıbrıs Şehitleri’nde yürürken bunu çok net hissettim. Hava 38 derece, güneş sanki “cosθ’yi unutma” diye beynime baskı yapıyor.
Kafamın içindeki ben:
— “Kardeşim zaten yorgunum, neden bu açı mevzusunu da düşünüyorum?”
Diğer iç ses:
— “Çünkü fizik kaçış yok.”
Ve o anda fark ettim: Fizikte yapılan iş formülü nedir? sorusu sadece okul sorusu değil, hayatın kendisiymiş.
Çünkü bazen çok yorulursun ama yaptığın iş fiziksel olarak “0” çıkar. Bu biraz moral bozucu ama gerçek.
Kuvvet var ama iş yok: Hayatın en pasif agresif durumu
Fizikte en sinir bozucu durum şudur: Kuvvet uygularsın ama iş çıkmaz.
Mesela:
Duvarı itersin → duvar yer değiştirmez → iş = 0
Ben hayatı itiyorum → hayat yerinden oynamıyor → yorum yok
Arkadaş ortamında bunu anlatmaya çalıştım bir gün:
Ben:
— “Bak şimdi duvarı itince iş yapılmıyor”
Arkadaş:
— “O zaman ben de sabah alarmı erteleyince iş yapmıyorum.”
Ben:
— “Hayır o başka bir boyut…”
Ama aslında hepimiz biraz aynı yerdeyiz: kuvvet var, sonuç tartışmalı.
cosθ kısmı: ilişkiler gibi, bazen uyumlu bazen değil
cosθ kısmı bana hep insan ilişkilerini hatırlatıyor.
θ = 0° → cosθ = 1 → tam uyum
θ = 90° → cosθ = 0 → tamamen kopuk ilişki
Bunu ilk fark ettiğimde iç sesim şunu dedi:
“Demek ki bazı arkadaşlıklar fiziksel olarak bile yürümüyor.”
Mesela sen bir şey anlatıyorsun, karşı taraf bambaşka bir noktada:
İşte orada cosθ düşüyor, iş verimi gidiyor.
İzmir’de bunu en çok vapurda hissediyorum. Bir yandan martılar bağırıyor, bir yandan insanlar simit bölüşüyor, bir yandan ben “acaba bu sistemde hangi θ’deyiz?” diye düşünüyorum.
İç seslerle fizik: W = F · x · cosθ ama kafanın içinde 17 değişken
Şimdi sana dürüst olayım.
Bu formülü ilk öğrendiğimde kafamda şu oldu:
“Tamam basit: kuvvet, yol, açı.”
Ama sonra beynim şunu yaptı:
Ya kuvvet sabit değilse?
Ya yol duygusal olarak değişiyorsa?
Ya açı moraline göre oynuyorsa?
Ve bir anda fizik dersi psikolojik analiz seansına döndü.
İç ses 1:
— “Bence bu konu kolay.”
İç ses 2:
— “Sen geçen hafta çamaşır makinesini yanlış programda çalıştırdın, sus.”
Ben:
— “Lütfen konuyu fiziksel tutalım…”
Günlük hayat örnekleri: İzmir’de fizik her yerde
Biraz sahaya inelim.
1. Dolmuş sahnesi
Dolmuşta ayakta gidiyorsun. Fren yapıyor.
Kuvvet var
Yer değiştiriyorsun (istemeden)
Ama yön karmaşık
Fizik diyor ki:
“Bu iş biraz belirsiz.”
Ben diyorum ki:
“Ben zaten her sabah belirsizlikteyim.”
2. Market poşeti olayı
İki poşet, bir şişe su, bir de “indirim varmış” kandırmacası.
Kuvvet = kol kası
Yer değiştirme = ev yolu
Açı = moral bozukluğu
Sonuç: W var ama ruhsal çöküş daha büyük.
3. Merdiven çıkma trajedisi
Asansör yok.
Fizik:
“İş yapıyorsun.”
Ben:
“Teşekkür ederim ama bunu bilmek beni hafifletmiyor.”
Fizikte yapılan iş formülü nedir? sorusunun aslında söylediği şey
Bu formül aslında şunu anlatıyor:
“Her çaba sonuç üretmez. Ama yön ve uyum varsa, emek gerçek bir değere dönüşür.”
Bunu fizik kitabı söylemez tabii. O daha resmi anlatır.
Ama ben İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu söylüyorum:
Bazen çok yorulursun ama yanlış yönde yürüdüğün için sistem seni ‘0’ kabul eder. Bu biraz acı ama öğretici.
Küçük bir iç monolog: gece 02.17 ve fizik düşünmek
Telefon elimde.
“Fizikte yapılan iş formülü nedir?” diye bir soru aklıma düşüyor.
Kafam:
— “Şu an bunu niye düşündük?”
Ben:
— “Bilmiyorum.”
Kafam:
— “Yarın işin var.”
Ben:
— “O iş fiziksel iş mi?”
Kafam:
— “Hayır, psikolojik.”
Ve işte o an anlıyorum: fizik dersleri bitiyor ama düşünme bitmiyor.
Son sahne: İzmir gecesi ve cosθ’nin sessizliği
Kordon’da yürürken rüzgar yüzüme vuruyor.
Deniz yatay, ben dikey, şehir çapraz.
Bir an durup düşünüyorum:
“Hayatımın cosθ’si kaç acaba?”
Ve sonra gülüyorum. Çünkü bazı şeyleri çözmek değil, yürümek gerekiyor.
Ama yine de aklımın bir köşesinde o denklem duruyor:
W = F · x · cosθ
Sanki bana şunu fısıldıyor:
“Sen anlamasan da ben buradayım.”
Ben de diyorum ki:
“Tamam fizik, tamam. Ama biraz da sen beni anla.”