Bir anda başlayan küçük kaos: “Ben sadece markete gidiyordum…” İzmir’de yaşamanın en garip tarafı şu: Sabah güneş var, öğlen rüzgar var, akşam “bu ne şimdi?” var. Bir de araya trafik girince, hayat tamamen improv tiyatroya dönüyor. Geçen gün ben de tam böyle bir sahnenin içine düştüm. Motorla (evet, “hızlıyım” diye değil, “park yeri yok” diye) Karşıyaka tarafına giderken bir anda biri önümde frene bastı. Ben de klasik refleks: “Ben dururum ya” dedim… ama hayat o kadar romantik değilmiş. Kısa bir “tık” sesi. Sonra sessizlik. Sonra ben. “Tamamdır… bu oldu.” Ve işte o an aklımdan geçen ilk cümle şuydu: Kazada şikayetçi…
Yorum Bırak